ORGANICKID BLOG

  • July 07, 2025

    Although the summer season means games and entertainment for children, it also carries with it many possible discomforts. The risks that can cause discomfort range from sunburns, fly and insect bites, rashes to rashes, and diseases that can be caused by pool and sea pollution.

    Of course, it is possible to be protected by taking some precautions to prevent serious ailments. It will be enough for parents not to overlook the issues that need to be careful. You don't need to stress by overthinking what you need to do. Making life miserable for yourself and your child just because my child will be sick will only serve to upset both you and your child.

    Now let's see what they are and what can be done:

     In the summer, fly bites can be very irritating, especially in the evening. Experts state that it is not necessary to scratch fly bites, which are very risky for children. It can cause allergic reactions as well as cause skin infection.

    The heat of summer causes excessive sweating, and therefore it causes rash, especially in babies. A rash occurs in the form of spots on the skin of your baby or child. What needs to be done here is to protect the child from the heat, to take a bath frequently, and not to dress him in a way that is not exposed to sweating. When these precautions are taken, you can get rid of the rash without the need for treatment.

    One of the negativities encountered in summer is nosebleeds. When you encounter nosebleeds, which are most often caused by staying in the sun for a long time, what you need to do is to hold your child's head up. You will need to apply cold compresses by applying pressure to the wings of the nose. If you still cannot stop the bleeding, it would be beneficial to take it to the nearest health institution.

    In cases where sea pollution and pools do not meet adequate hygiene criteria, it is possible to encounter serious problems from outer ear and even middle ear infections to urinary tract infections. Children should not be allowed to swim in unhygienic pools, because they are more sensitive to germs than adults.

    It is also necessary to be cautious against sunburns. In case of diarrhea and vomiting complaints, it is necessary to intervene in the hospital environment.

    If your child suffers from severe heatstroke and is about to lose consciousness, you should take him to the hospital immediately. If it's mild, a warm shower will suffice.

    Organickid Family...

    Summer Health Problems, Fly Bites In Children, Heat Rash In Babies, Sea And Pool Infections
  • July 07, 2025

    We think that there are many parents who are acquainted with teeth grinding in children. Teeth grinding is called Bruxism in medical language. This problem of children who grind their teeth from time to time during the day should be taken seriously. Bruxism, seen in 2 out of 10 children, presents with teeth rubbing together and jaw contraction.

    Grinding, which can cause serious damage to the teeth and jaw muscles, is resolved as a result of the dentist's recommendations and treatment.

    Grinding occurs as a result of the upper teeth rubbing against the lower teeth, but some children have more troublesome problems as a result of closing their jaws and squeezing hard. Head and ear pain as well as tooth sensitivity are often the result of bruxism. It may not even be possible for the child to open their jaw completely. Because his jaw muscles are contracted, he may be experiencing a problem that is so large that it becomes impossible to control.

    When the jaw muscles contract, the child may look like chewing gum. This condition, which erodes the tooth enamel, can cause the child to hear a clicking sound every time he opens his mouth. The clicking sound is caused by teeth grinding.

    The exact cause of teeth grinding is not yet known. But stress has been observed to be the biggest trigger. It should not be said as a child, because; Exams, social responsibilities, tension between parents or divorce, death of a pet can cause stress, and this is one step further in children receiving hyperactive treatment.

    As for his treatment:

    For bruxism, a treatment is applied that varies according to the cause of teeth grinding. Generally, half of the children with bruxism problems between the ages of 3 and 10 stop this habit by the age of 13. When he experiences a stressful event, talk to your child, have him explain his feelings, and try to find solutions together.

    Allow your child to calm down and relax by giving them a warm bath. Massaging your neck and shoulders will allow them to relax by relaxing their teeth-related muscles. If your child's teeth are not smooth, it is useful to show them to your dentist before they complete their development.

    With the hope of raising healthy children...1

    Organickid Family.

    Teeth Grinding In Children, Bruxism In Children, Tooth Sensitivity In Children
  • July 07, 2025

    Bebekle iletişimde olmanın, bebeğin gelişimi için son derece önemli olduğunu çok kez dile getirdik. Bu iletişim yollarından biri de kitap okumaktır, üstelik bebeğinize kitap okumanın bebeğiniz üzerinde bu kadar olumlu etkileri olduğuna inanamayacaksınız desek abartmış olmayız.

    Sakın “bebeğim okuduğumu anlamaz, biraz büyüsün o zaman okurum” demeyin, bazı şeyleri anlamayabilir, zaten amaç sadece anlamasına yönelik değil, birazdan sayacağımız faydalarına yönelik olmasıdır. Yüksek sesle kitap okuma aktivitesini, ileriki yıllara dek sürdüreceğiniz geleneksel kitap okuma seanslarına döndürmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

    Gelelim kitap okumanın bebeğinize neler kazandıracağına:

    • Bebeğinizin sese odaklanmasına, çevresini tanımasına, dinlemeyi öğrenmesine, dilini geliştirmesine yardımcı olur.
    • Okumaya karşı iyi bir model oluşturur.
    • Hafızasını ve kelime hazinesini geliştirir.
    • Duygusal bilincinde hızlı gelişim sağlar.
    • Düşüncenin uyarılmasını sağlar.
    • Temel kavramları pekiştirir.
    • Anne babasıyla iletişim kurma yeteneği gelişir.
    • Sosyal ve duygusal gelişimi için gerekli olan fiziksel yakınlığı öğrenir.
    • Seslere ve görüntülere ilgisi artar ve diğer yakın kişilerle de ilgilenmeye başlar.
    • Bebeğiniz sizinle okuduğunuz kitaptaki ifade edilen duygulara ortak olur ve iletişimi güçlenir.

    Bebeğiniz henüz bir yaşına geldiğinde, ana dilindeki tüm sesleri öğrenmiş olur. Bu sayede güzel konuşabilen, kelimelere hakim biri olması kaçınılmazdır. Ses ve kelimeler bebeğinizin beyninde koordinasyonu zenginleştirir. İki yaşına gelmiş, kitap okunan çocukla, kitap okunmayan çocuklar arasında ciddi farklar gözlenmiş olup kitap okunan çocukların okumayı daha çabuk öğrendikleri ortaya çıkmıştır.

    Bebeğinize kitap okurken yaptığınız tonlamaları, vurguları duyarak sosyal ve duygusal gelişimini yükseltecektir. Aynı zamanda okumak, bebeğinizi bakmaya, dokunmaya, işaret etmeye ve sorulara cevap vermeye de teşvik eder. Sesleri taklit etmeye çalışması, kitaptaki aklında kalan görseller, dilini geliştirmekte çok etkilidir. Bütün bunlar bebeğinize düşünce becerileri kazandırır.

    Tüm bu olumlu katkılardan daha önemlisi, bebeğinizin sizin sesinizi duyması, kendini güvende hissetmesi, yakınlığınızı ve şefkatinizi hssediyor olmasıdır. Sizin sesinizle bebeğiniz heyecanlanıyor, eğleniyorsa  ve ilgili olduğunu görüyorsanız, okumadan son derece memenun demektir. Bu da onu ileride okuyan, sorgulayan analiz yapan bir birey olarak yetişimiş olmasını sağlayacaktır.

    Okuyan ve eğitimli nesiller yetiştirmek dileği ile...

    Organickid Ailesi. 

    Bebeklere kitap okuma, Kitapla iletişim, Erken çocukluk eğitimi, Dil gelişimi, Düşünme becerisi, Dinleme yeteneği, Ses ve kelime koordinasyonu
  • July 07, 2025

    Korku doğuştan gelen bir duygu değildir. Daha sonra edinilen korku, her canlının tattığı bir duygu olup baş edilmesi gereken bir konudur.

    Korkuyu ailemizden öğreniriz, hayata bakış açımız, gelenek göreneklerin etkisiyle oluşan algımıza göre yetiştirdiğimiz çocuklarımıza aktarırız. Birçok ebeveyn, çocuğunun yaramazlığını önlemek, terbiye etmek, yapmasını istemediği şeyleri yapmasını önlemek gibi nedenlerden dolayı korkutur. Korkutmayı, bazen bir gizli bir tehditle bazen bir masalla bazen de başına çok olumsuz şeyler gelebileceğini söylemekle yapar. Korkuyu bir yaptırım aracı olarak kullanan aileler maalesef ki az değil. Bilinçsizce yapılan bu yaklaşım, çocukta özgüven eksikliğine, kişilik bozukluğuna, kendini yetersiz hissetmesine sebep olur.

    Korku, çocukta iki temel unsuru tetikler, biri harekete geçme, diğeri ise konsantrasyondur. Bu iki unsura yetişkin olduğunda da ihtiyacı olacaktır. Habersizce, aniden gelişen bir olay karşısında, mesela, bir siren sesinde dikkat kesilecek ve konsantrasyon sağlayacaktır. Ya da bir tehlike anında o ortamdan kaçmak gerektiğine karar verecektir.

    Çocuklara bilinçsizce, aşılanan ve kişiliğine olumsuz etkiler yapabilecek korkuları kontrol altına almayı ve nasıl davranmamız gerektiğini, onun da bu korkuyla nasıl baş edeceğini öğretmeliyiz.

    Peki çocuklara korkularla baş etmeyi nasıl öğretebiliriz:

    • Neden korktuğunu anlatmasını sağlayın, onu sabırla dinleyin.
    • Bir konunun üstüne gitmesini veya ondan vazgeçmesini istediğinizde, yapacağınız açıklamalar gerçeğe dayanmalı, sırf onun hoşuna gidecek cevaplar yerine o şeyin neyden kaynaklandığı anlatıp ikna edin.
    • Çocuğunuzun korktuğu şey hayal ürünü bir şeyse onu kırmadan, incitmeden anlatın. Kendi çocukluğunuzdan örnekler vererek korkusunu yenebileceğini anlatın, onu rahatlatın.
    • Çocuğunuzun herhangi bir şeyden korktuğunu fark ederseniz, neden korktuğunu, kendini güvende hissetmesi için nasıl bir ortama ihtiyaç hissettiğini beraber planlayın.
    • Çocuğunuz sizin yanınızda değilken korkuları oluşmuşsa, hayalinde çözüm bulmasına yardım edin. Çocuğunuzun korktuğu nesne veya durumdan kaçmayın.
    • Mesela çocuğunuz köpekten korkuyorsa, köpekle karşılaştığında, onu sakınıp kaçırmayın. Öncelikle siz sakin olun, çocuğa örnek olarak telaş etmeden destek verin. Köpeğin yanına giderek onu sevmeye başlayın, sonra yavaş yavaş çocuğunuzun okşamasını sağlayın.
    • Çocuğunuzun korkusunun çok şiddetli olduğu, günlük hayatının olumsuz etkilendiği durumlarda, gevşeme tekniklerini kullanmayı öğretin. Bütün bunlara rağmen korkuları şiddetlenerek devam ediyorsa bir uzmandan yardım almanız yerinde olacaktır.

    Çocuklarda korku, Korku eğitimi, Korku ile baş etme, Korku yönetimi, Çocuk psikolojisi
  • July 07, 2025

    Dünyalar tatlısı, canımızın bir parçası olan bebeğimizi her olumsuzluktan esirgemek isteriz. Biz ne kadar üstüne titresek dahi bazen öngöremediğimiz ufak tefek kazalarla karşılaşabiliriz. Bu konuda hem tedbirli hem de dikkatli olmak gerekir. Sinek ısırabilir, divandan düşüp bir yerini incitebilir. Böyle durumlarda hazırlıklı olmalı ve neyi nasıl uygulamak gerektiği konusunda bilgi sahibi olmak gerekir.

    Minik yavrumuzun başına gelebilecek olumsuzluklarda tabii ki en kısa zamanda doktorumuza başvurmalıyız ama kendimizin yapması gerekecek ilk müdahaleler olabilir. Böyle durumlarda bebeğimizin ilk yardım çantası olmalı, hatta iki çanta hazırlayıp birini evde diğerini arabada bulundurmakta fayda var. Bebeğinizin özel durumları olup ihtiyaç önceliği farklı olabileceği için, ilk yardım çantalarının standart listesine eklemeler yapabilirsiniz. İlk yardım çantalarının hazırlanmış olanlarını birçok yerde bulabileceğiniz gibi kendiniz de oluşturabilirsiniz.

    İlk yardım çantasını kullanmanız gerektiğinde kesinlikle panik olmamaya çalışın. O sırada herşeyin elinizin altında olabilmesi için çantanızın içeriğini önceden tam olarak hazırlamış olmanız gerekir. Yardım çantanızın fazla büyük olmamasına dikkat edin ama gerekli tüm malzemeyi de içinde barındırmalıdır.

    İlk yardım çantasında neler bulundurmalıyım:

    • Termometre
    • Doktorun önerdiği antihistamin
    • Doktorun önerdiği ağrı kesici
    • Kesikler için antibiyotik merhem
    • Malzemelerin sterilizasyonu için alkol içerikli mendil
    • Tıkanık burun için tuzlu burun solüsyonu
    • Göz yıkama solüsyonu
    • Sargı bezi
    • Tampon
    • Bebeğinizin cildine uygun hassas bandaj
    • Yanıklar için aloe vera içerikli jel
    • Yapışkan bant
    • Kulak pamuğu çöpü
    • Lateks olmayan eldivenler
    • Steril pamuk
    • Bebekler için üretilen yumuşak sıvı sabun
    • İlaç verebilmek için şırınga (iğne ucu olmadan)
    • Kulak burun boğaz kontrolü için fener
    • Küçük bir battaniye
    • Cımbız
    • Makas
    • Çengelli iğne
    • Sprey veya losyon anestezikler
    • Antialerjik şruplar
    • Doktorunuzun iletişim bilgisi.

    İlk yardım çantası bulundurmak ne kadar önemliyse, bu konudaki uygulamaları bilmek, bilinçli ebeveynler olmak bebeğinizin hayatını kurtaracak kadar önem taşıyacağını unutmamak gerekir.

    Bebeğinizi sağlıklı ve kazasız büyütmeniz dileğiyle...

    Bebek ilk yardımı, Bebek güvenliği, Bebeklerde acil durum,Bebek kazaları, Bilinçli ebeveynlik
  • July 07, 2025

    Çocukların düzenli beslenmesi, bedensel ve zihinsel gelişimi için son derece önemlidir. Çocuklar, bitmek tükenmek bilmeyen enerjileri ile neredeyse sürekli hareket halindedirler. Hareket etmek demek sürekli enerji ihtiyacı içinde olmaları demek olduğuna göre, ara öğünlerin de, düzenli olarak alınması anlamına gelmektedir. Yaktıkları kaloriyi, ana öğünle birlikte ara öğünle de depolamaları gerekir.

    Ara öğünlerde de sağlıklı besin alması gereken çocukların, beslenme aralığı önem taşıyan bir konudur. Ana öğünle ara öğün arasının, zaman dilimi çok kısa olmamalıdır. Kısa kısa aralıklarla beslenmek çocuğun ana öğünde iştahının olmamasına yol açacağından gerekli besinleri alamamasına sebep olacaktır.

    Ara öğün tüketmek, çocuğun mineral ve vitamin ihtiyacının karşılanmasına destek verir. Ondan dolayıdır ki besin değeri yüksek, abur cuburdan uzak durularak kalori miktarı yeterli besinlerin yenmesine dikkat edilmeli, yanlış beslenmeye sebebiyet verilmemelidir. İleriki yıllara taşınan yanlış beslenme alışkanlığı kazanmanın önüne, tam da bu yıllarda geçmek gerekir. Aksi halde çağımızın belası obezite, diyabet gibi problemlerle karşılaşma riski artmış olur.

    Ara öğünlerdeki besinler şu guruplardan oluşmalıdır:

    B1, B6, B12 ve A Vitamini, protein, çinko, magnezyum, demir bakımından zengin olan kırmızı et, balık, tavuk, yumurta, baklagiller, yağlı tohumlar,

    • Protein, kalsiyum, fosfor, B2 ve B12 Vitaminlerinin bulunduğu, süt ve süt ürünleri (peynir, yoğurt ).
    • Vitamin, mineral ve antioksidan açısından zengin ve posalı yiyecekler olan meyve ve sebze gurubu.
    • Karbonhidrat, posa,bitkisel protein, B12 vitamini hariç tüm B vitaminleri açısından zengin, makarna, pirinç, patates,bulgur..vs besinleri her öğünde düzenli ve yeterli miktarda yemesine özen göstermek, sağlıklı beslenmesi açısından son derece önem arz eder.

    Yukarıda saydığımız ürün guruplarını içeren, atıştırmalıkları gün içerisinde hazırlayabilirsiniz. Peki bunlar neler olabilir, birlikte göz atalım:

    • Taze meyve , kuru meyve tabağı, domatesli peynirli ve tam tahıllı sandviç, süt, yoğurt, meyveli kek.
    • Atıştırmalık hazırlarken, besin piramidinden yardım almak size yol gösterecektir. Birçok renk ve besin gurubunun bir arada olduğu yiyecekleri bir araya getirmeye gayret edin. Üzüm, kavun, fıstık ezmeli ekmek dilimi.
    • Sütlü meyveli karışımlarını blenderdan geçirerek zengin içerikli içecekler hazırlayabilirsiniz.

    Çocuk beslenmesi, Ara öğün, Düzenli beslenme, Sağlıklı atıştırmalıklar, Çocuk gelişimi
  • July 07, 2025

    Bebeğinizin eve gelmesiyle o ve siz yepyeni bir hayata başlamış olursunuz. Bu minik yavru ilk bebeğinizse, evdeki telaş, şenlik, kaygı had safhadadır. En ufak bir ağlaması ile neye ihtiyacı olabileceğini anlamaya çalışırsınız. Aslında her ağıdın, bir iletişim kurma dili olduğunu zamanla fark edersiniz. Önceleri lisanları çok farklı gelir ama hiç telaşlanmayın o lisanı öğrenmekte gecikmeyeceksiniz J Genelde bir şeylerin yanlış gittiğini anlatmak için ağlama yoluna giderler. Altını kirletmiş olabilir, acıkmış olabilir, üşümüş ya da terlemiş olabilir. Zaman içerisinde, hangi ağlamanın ne anlama geldiğini anlarsınız. Mesela, ağlama frekansı değişkense üzgün, kısa aralıklı ağlamalar ise acıktığına işaret eder. Bebekler ağlama yolu ile iletişim kurarlar ama tek yol tabii ki ağlamaları değildir.

    Bebeğimle iletişim kurmakta nelere dikkat etmeliyim, neler yapmalıyım?

    • Bebeğinize ilk sarıldığınız andan itibaren, hislerini sizinle iletişim kurmak için kullanır. Üstelik bebeğin zekâ gelişiminde, iletişimin çok önemli olduğunu vurgulayan uzmanların dediğine göre, bebeğinizin ileride zeki bir insan olması, şimdi kuracağınız iletişimle doğrudan alakalı.
    • Sabırla, bıkmadan göz teması kurup, sık sık konuşmalısınız. Ona bir şeyler anlatın sesinizin tonundaki şefkati, sevgiyi hissedeceğinden iletişiminiz güçlenecektir.
    • Bebeğinizi emzirmeyi bir fırsat olarak görmelisiniz, zira o anne sütünün olağanüstü faydalarından yararlanırken siz de onunla göz göze gelme, ona şarkı söyleme, konuşma şansını yakalarsınız.
    • Onunla konuşurken komik mimikler yapın, bebeklerin taklit yeteneği çok gelişmiştir.
    • Bebeğinizle oynarken onu gıdıklayarak gülmesini sağlayın.
    • Aynada kendisiyle tanıştırırken konuşun, vücudundaki organları kaşını, gözünü tanıtıp anlatın.
    • Dışarı çıktığınızda ona çevreyi tanıtıp anlatın.
    • Evde bir şey yapmadan önce, ona ne yapacağınızı anlatın, örneğin şimdi altını temizleyeceğim ya da biraz sonra banyo yapacaksın gibi. Bunun sonucunda neden- sonuç ilişkisini kavramaya başlayacaktır.
    • Yiyecekleri elletin, kendinin yemesine izin verin.
    • Değişik dokuda olan kumaşları cildine dokundurarak ya da ellerini kumaşa sürerek tanıtıp açıklamalar yapın.
    • Ona kitap okuyun, resimli kitaplardan resimler gösterin.

    Kısacası bebeğinizin hayatın içerisinde olmasını sağlayarak ona rehberlik edin. Böylece hem sizinle hem çevreyle iletişim kurup, zekasını geliştirecektir.

    Anne olmanın keyfini yaşamanız dileği ile..

    Bebekle iletişim, Bebek gelişimi, Bebek ağlaması, Yeni doğan bebek, Anne bebek ilişkisi
  • July 07, 2025

    Güvenlik her canlının beslenmeden daha önce düşündüğü, kendini korumaya almak istediği hayati önemdeki bir konu.

    Evde güvenlik konusu ise başlı başına ciddi ve önemsenmesi gereken bir durum, hele de evde bir bebek ya da çocuk varsa. Canımız, yavrularımız evde nerede tehlikeli bir şey varsa ona yönelmekte adeta mıknatıs gibidirler. Üstelik yürümeye başlamış olmalarına da gerek yok, emekleyerek bile tehlikeyi bulmak onlar için hiç de zor değil. Evde henüz bebek yokken, “her şey kontrol altında, evimiz çok güvenli” diye düşünmüşsünüzdür mutlaka, ama bebeğiniz gelince şaşırarak aslında evin tehlikeli tuzaklarla dolu olduğunu görürsünüz.

    Yaratıcılıkta sınır tanımayan sevimli yaramazlar, keşfediyor, taklit ediyor, öğreniyor ama bunları yaparken tehkeli olduğunun farkına varması ancak canının yanmasıyla öğrenebileceği durumlar olmaması için biz ebeveynlere, her şeyi bir daha gözden geçirme gerçeğini hatırlatıyor. Hatta bebeklerde ya da erken dönem çocuklarda, korku duygusu daha gelişmediği için, canı yansa da aynı hareketi tekrar yapabiliyor. Kendine göre bunda sıra dışı bir durum yok, ne de olsa bunlar oyunun bir parçası. O halde anne babaya düşen en detaylı bir şekilde evi güvenlik çemberine almak.

    Evdeki tehlikelerin neler olabileceğini düşünmenin en iyi yolu, (belki size komik gelecek ama çok etkili bir yöntem) kendinizi emekleyen bebeğinizin yerine koyarak, evi onun gözünden görmek. Onun boy seviyesinden bakınca, uzanabileceği alanları, yetişebileceği ya da onun seviyesinde olan, ama sizin dikkatinizden kaçabilecek tehlike arz eden, sizin boyutunuzda fark edemeyeceğiniz birçok unsur göreceksiniz.

    Evde ne gibi güvenlik önlemi alabilirim:

    Çocuğunuzun odasında ve bulunacağı yerlerde bir anlığına dahi olsa gözünüz üstünden ayrıldığında üzerine çıkababileceği tabure, sandalye, merdiven gibi eşyaları uzak tutmalısınız. Ocak, fırın gibi eşyaların bulunduğu mutfak, başlı başına tehlike içerir. Ocakta pişen yemek, küçük mutfak aletleri, çekmecelerdeki kesici delici aletler, tezgâh altı dolaplar ve içindekiler çok dikkat edilmesi gereken ve her biri ayrıntı içeren detaylar, çocuğunuzun güvenliğini tehdit eder ve gerekli önlemleri almanızı zorunlu kılar.

    Sivri köşeli mobilyaların köşelerine koruyucu bantlar yapıştırarak güvenlik oluşturabilirsiniz. Prizleri mutlaka çocuk kilitli olanlardan tercih etmelisiniz. Çocuklar için tasarlanan, oda ve merdiven güvenlik kapıları imdadınıza yetişecek ürünlerden bazılarıdır. Klozet, kapı, çekmece, dolap için kilitleri de güvenlik araç gereçleri listesine mutlaka koymalısınız.

    Aslında her evin konumu, dizaynı, eşya ve mobilyası farklı olduğu için biz genel başlıklar altında güvenlik konusuna değindik. Dünyadaki en değerli varlıklarımız, yavrularımızın güvenliği için her aane baba kendi evini gözden geçirerek güvenliğini sağlamalıdır.

    Evde bebek güvenliği, Ev güvenliği, Bebek güvenlik önlemleri, Ebeveyn gözetimi, Bebek için ev düzenleme
  • July 07, 2025

    Depresyon, insanın stresini bir şekilde dışa vurmasıdır ve her insan bunu farklı davranış biçimiyle ifade eder ve farklı şekilde yaşar.

    Depresyon sadece yetişkinlere ait bir rahatsızlıkmış gibi bir algı vardır. Belki de aklınıza hiç gelmemiş olabilir ama, bebeklikten itibaren çocukluk döneminin her evresinde de görülebilen bu rahatsızlığa çocukluk çağı depresyonu deniliyor. Yapılan araştırmalardan elde edilen verilere göre, çocuklarda depresyon görülme oranı hiç de azımsanmayacak derecede yüksek orana sahip.

    Çocuğumun depresyonda olduğunu nasıl anlarım?

    Çocuğunuzda bir anda, davranışlarında değişiklik görebilirsiniz. Durgun ve mutsuz bir ifadesi vardır. Birlikte oyun oynamaktan hoşlandığı arkadaşıyla dahi birlikte olmaktan kaçınabilir, içine kapanabilir, daha az uyuyabilir, kilo kaybedebilir, neşesiz ve çok hüzünlü görülebilir. En sevdiği şeylere bile duyarsız kalabilir. O minik tatlı suratı çok üzgün, kederli bir ifadeye bürünebilir. Çocuğun ruhu da hüzün yaşar, hatta onu besletip büyütebilir. Çabuk öfkelenip, aniden bağırıp çağırmaya başlayabilir. Basit bir olay karşısında öfke patlaması yaşayabilir. Konuşmalarında ve hareketlerinde yavaşlık ve durgunluk hissedebilirsiniz. Oturduğu yerde sallanma gibi hareketleri tekrar tekrar yapabilir, tırnak yeme davranışı ortaya çıkabilir.

    Depresyondaki çocuklarda yorgunluk ve halsizlik gözlemlenir. Bir konuya yoğunlaşmakta güçlük çekebilrler. Depresif çocuğun, karar vermekte zorlandığını görürsünüz. Aile içindeki olumsuz bir olayın sonucunu kendisine bağlar, örneğin kardeşi hastalansa “benim yüzümden oldu” der. Belirtiler bu ve bunun gibi olmakla beraber örnekler çoğaltılabilir.

    Çocuğum depresyondan nasıl kurtulur?

    Anne babaların depresif durumda olarn çocuğunda dikkat etmesi gereken faktörler vardır. Çocuğunuz hırçın, agresif, huzursuz ve huysuz olabilir, ona sabırlı ve hoşgörülü bir yaklaşım içinde olmalısınız. Çatışma halinden uzak bir tavırla yumuşak bir ortam oluştumalısınız. Suçluluk duygusunu baskın olarak yaşadığı için, cezlandırmalarla karşılaştığında, suçluluk duygusu daha da derinleşir ve içe kapanıklığı artar. Onun olumlu yönlerini ilgi odağı yaparak başarabileceği sorumluluklar verip takdirlerinizi dile getirebilir, onu onure edebilirsiniz, özgüveninin artması depresyonu yenmesinde katkı sağlayacaktır.

    Yapılan çalışmalarda, psikoterapi ve ilaç tedavisi en etkili tedavi şekli olarak görülmektedir.

    19 Ocak 2021 Salı

    ONLARIN DÜNYASINA AÇILAN KAPI; RESİM!

    Çocuklar keyifli olan şeyleri yapmak isterler. Çocukların dünyasında, hayallerinde sınırlama yoktur. Yetişkin insanın aklının ucundan geçmeyecek şeyler, çocukların hayallerinde hayat bulur, bir şekle girer.

    Resim yapmak, çocuklar için, bu hayallerin soyuttan somuta dönme halidir. Çocuklar resmi sadece hayallerini dile getirmek için çizmezler, onlar için resim çizmek çoğu zaman kendilerini ifade etme şeklidir. Bazen korkularını, bazen sevinçlerini, yani iç dünyalarında olup biteni aktarma aracı yaparlar boyayıp çizmeyi.

    Çocukların gelişim sürecinde, resim yapmaları da gelişir ve şekillenir. Fantezi dünyalarını akışına bırakmak resim yapmakla mümkün olur, çünkü duygularını aktarırken özgür bir platformda olmak, onları resim yapmaya daha da yakınlaştırır. Resim yapmak çocucuğun özgüveninin oluşumunda da etkili bir faktördür.

    Çocuklar ilk resim yapmaya başladıklarında, çizdikleri şeyler keskin çizgiler, anlamsız şekiller olsa da daha sonraları, hayatındaki önemli kişileri, eşyalarını, oyuncaklarını resmetmeye başlarlar. Size, “anne bak bu babam, elinde paket var bana hediye getiriyor” diyebilecekleri, daha yuvarlatılmış kıvrımları olan şekillere dönüşmüş çizimler yapabilirler. Bazen evde yaşanan olumlu ya da olumsuz bir olayı da kâğıda çizimler halinde aktarabilirler.

    Kısacası resim yapmak, çocuğun yaşına, psikolojik durumuna, zihinsel ve bedensel gelişimine göre farklılık gösterir. Yapılan resimde, öz güven eksikliğide gözlenebilir, gelişiminin mükemmel olarak ilerlediğide gözlenebilir yada zeka geriliği olan bir çocuğun yaptığı resim de uzmanlar tarafından tespit edilebilir. O yüzden resim yapmak  çocukta, hem zeka gelişiminde hem de kişilik özelliklerinin dışa vurumunda belirleyici faktörlerdendir.

    Çocuk resim yaparken, onun yapmak istediği şekle benzetmesi önemli değildir, karalama aşamasında çocuğunuza “bak araba öyle yapılmaz” deyip kalemi elinize alıp çizmeye başlarsanız, bu onda duygusal kırılıma neden olabilir. Doğru olan davranış, sizin ona karalama faaliyetinde ilgi göstermeniz olur.

    Çizdiği resimler iç dünyasına ait bilgiler olduğu için, resimdeki nesnelerin çiziliş biçimi, kişilerin sırası, resimdeki eksik öğelerin olması, kullandığı renklerin, resimdeki boşlukların, resim içindeki anlamları kendisinin dünyasını ifade eder.

    Ebeveyn olarak sizin özen göstermeniz gereken şey, çocuğunuzun resmini yorumlarken, resimde anlatmak istediği şeyi sorun. Çizdiği resim hakkında onunla konuşun. Resimlerini beğendiğinizi söyleyerek onu yüreklendirin. Belki de çocuğunuzun resme karşı yetenekli olabileceğini unutmayın.

    Çocuklarda depresyon, Depresyon belirtileri, Tırnak yeme, Uykusuzluk, İştahsızlık, Karar verme güçlüğü
  • July 07, 2025

    Çocukların peltek konuşması çok sevimli gelir, değil mi? Çok sempatik gelir “R” leri “Y” olarak telaffuz etmesi. Zaman zaman biz bile, katılırız onların bu sevimli lisanlarına. Park yerine payk demeleri, kulağımıza melodi gibi gelir.

    Aileler çoğu zaman, bu sevimlilik perdesinin arkasında bir konuşma bozukluğunu yattığını fark edemeyebilir, hatta bunu sorun olarak görüp ciddiye almazlar. Bu sürecin uzun sürmesi, çocuğun gelişimi sırasında, konuşmasında düzelme olmaması bir sorun olduğunu gösterir.

    Konuşmaya yeni başlayan çocuklar, sesleri büyükleri gibi çıkaramaz ve zamanla yavaş yavaş sesleri tanıyarak öğrenirler. Ebeveynlerine benzeterek çıkardıkları seslerle söylemek istediklerini, çoğu zaman annesinden başkası anlamakta güçlük çeker. Hatta bununla ilgili çok güzel bir Türk atasözü vardır; “Ahrazın dilinden annesi anlar”

    Konuşmayı öğrenmek büyük ölçüde teknik bir meseledir. Sesleri çıkarmak, harflerin telaffuz edilmesinin zorluğundan meydana gelir. Ayrıca konuşurken, sözcüklerdeki seslerin karşıtları daha baskın gelir.

    2-3 yaş aralığındaki çocukların konuşma bakımından geçiş döneminde olmasından dolayı adaptasyon sorunu yaşaması normaldir ama sürecin uzamasında bazı dış faktörler etkilidir. Örneğin hala emzik kullanıyor olması peltek konuşmaya devam sürecini uzatır. Peltek konuşmanın altında bazen de psikolojik bir neden, dışa vuramadığı bir olay ya da yaşadığı bir travma olabilir.

    Peki ne yapmalı:

    • Çocuğunuz konuşmaya daha yeni yeni başlamışsa yani dil gelişimine yeni geçmişse öyle hemen panik yapmayın. Zaman içerisinde öğrenecektir. Size düşen görevlerden ilki, duymaktan ne kadar çok hoşlansanız da bunu ona hissettirmeyin, konuşmaya çalışırken emziği ağzındaysa, çıkarmasını ve onu anlamadığınızı söyleyin.
    • Başta da söylediğimiz gibi, onunla aynı lisanı konuşmak keyifli gelse de, peltek konuşarak onu taklit etmeyin. Doğru konuşmayı, çocuğunuz sizi taklit ederek öğrensin. Unutmayın onun için en iyi örnek siz olmalısınız.
    • Özellikle başkalarının bulunduğu ortamda veya yalnızken peltek konuşmasından dolayı onu eleştirmeyin, düzgün konuştuğunda ise ona takdir ve beğenilerinizi iletin.
    • Ona her fırsatta kitap okuyun, böylece dil kullanma becerisini, kelimelerin doğru telaffuzunu kullağına doldurun.

    Tüm bunlar çocuğunuzun peltek konuşmasını engellememiş ve süreç yaşıyla birlikte uzamışsa, bir konuşma terapistine gitmenizi tavsiye ederiz.

    Peltek konuşma, Konuşma bozukluğu, Dil gelişimi, R harfi telaffuzu, Konuşma terapisti
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: EN
Çerez Kullanımı