ORGANICKID BLOG

  • July 28, 2025

    Bebek beslenmesi onun gelişimi ve ileride güçlü bir vücuda sahip olabilmesi açısından son derece önemlidir. Dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken uzmanlar iki yaşına kadar doğru beslenen bebeklerin  ileriki yıllarda sağlıklı bir bedenin sahibi olup aynı zamanda da hastalıklara karşı daha dirençli olacağına dikkat çekiyor ve  malesef ki ülkemizde her beş bebekten birinin beslenmesinin çok kötü olduğunu belirtiyorlar.

    Kötü beslenme derken hangi olumsuz etkenlerin bun terimi kapsadığına bakmak gerekirse; hijyen olmayan koşullarda hazırlanan gıdaların enfeksiyon oluşturmaları, bebeklerin yeterli besin maddelerinden yoksun kalmaları ve fakirliği sayabiliriz. Bu sebeplerden oluşan kötü beslenme sonucunda bebeklerin ileriki yaşlarında sık sık enfeksiyona bağlı rahatsızlıklara yakalanmaları ve kalıcı bedensel vede zihinsel  özürler olasılığının yüksek oluşu gibi sonuçlar görülebilmektedir.

    Ayrıca bu dönemlerdeki yetersiz beslenmeden kaynaklı büyüme geriliğinin telafisinin zorluğunu belirten uzmanlara göre, bebeklerin beslenmesindeki doğru adımların atılması, hem bebek hemde yetişkinlik dönemindeki sağlığını doğrudan etkilemektedir.

    Peki bebekler için ideal menü nasıl olmalıdır:

    Bebek beslenmesinde, ilk 6 ay anne sütü su ihtiyacı dahil olmak üzere bebeğin sağlıklı büyümesi için gerekli olan tüm enerji ve besin ögesi gereksinmelerini karşılar.

    Altıncı aydan sonrasında anne sütüne ilave, ek gıdalar başlanarak yoğurt, meyve , çorba gibi takviyeler verilmelidir.

    Bu ek gıdaların neler olduğuna bakalım:

    6-12 Aylık bebeklere verilebilecek gıdalar;

    • Yoğurtla hazırlanmış çorbalar,
    • Yumurta sarısı yada kıymayla hazırlanmış yumuşak yemekler,
    • Mevsim sebzelerinden hazırlanan püre yada çorbalar,
    • Taze olarak sıkılmış mevsim meyve suları veya püreleri,
    • Sütle hazırlanan muhallebi, sütlaç gibi pirinç yada pirinç unuyla yapılan şekerli gıdalar,
    • Tahıl sebze zeytin yağı ile hazırlanan ve içine tam tahıllı ekmek doğranabilecek çorbalar,
    • Kıyma katılarak hazırlanmış ve pirinç ya da bulgur ilave edilmiş yemekler (kabak dolması, biber dolması, sulu köfte gibi yemekler,
    • Izgara köfte, pilav,makarna, patates verilebilir.

    Bebek beslenmesi, Dengeli beslenme, Sağlıklı gelişim, Yetersiz beslenme
  • July 28, 2025

    Bebekle dokunarak temas ederek ile iletişim kurmanın sihirli bir gücü vardır.Dokunma, bebeğinizle sizin aranızda tahminlerin ötesinde bir bağ kurar. Sevginizi ona iletmenin en basit ama en etkili yolu masajdır. Uzun süreli temas demektir, masaj yapmak. Bu durumu rutin haline getirmenin faydaları, uzun süreli ve etkileri geniş bir yelpazeyi kapsayan bir sonuca dönüşecektir.

    Tabi ki bebek masajının da teknik kısımları vardır. Hadi gelin birlikte bu sihirli dokunuşların teknik kısımlarının neler olduğuna bakalım.

     Bebek masajı yapıyoruz!

    Bunu için önce bulunduğunuz ortamı hazırlamalısınız. Sıcak bir oda ve loş ışıkların olduğu bir oda yeterli olacaktır. Sıcak oda dediysek 22-23 derece ideal bir ayardır.  Bebeğinizin  giysilerini soyarak devam etmelisiniz. Klasik müzik eşliğinde veya onun gibi yumuşak bir melodi işinize kolaylık katacaktır.

    Bebeğinizi yatıracağınız zeminin temiz, düz ve güvenli bir yüzey olması çok önemlidir. Yumuşak cildine tahriş etmeyecek bir battaniye ya da bir havluyu zemine serin ve bebeğinizi sırt üstü buraya yatırın. Alt bezini açmayı unutmamalısınız. Çiş yapma riskini göze almalısınız :)

    Bebekler için üretilmiş losyon yada bebek masaj yağlarıyla masaj yapılacağından bu ürünlerin ph’ının cildine uygun olanını seçmeye dikkat etmelisiniz. Yağın sıcaklık derecesini kontrol edip eğer soğuksa elinizde ısıtarak onun hassas cildine sürebilirsiniz.

    Hafif dokunuşlarla masaja başlayabilirsiniz. Cildinin çok nazik olduğunu unutmayın. Hafif ve narin dokunuşlar onun cildini uyarılmasını sağlar. Bebeğinize eller, göğüs, karın, bacaklar ve ayaklar, sırt, omuzlar, kalça ve yüze masaj yapabilirsiniz. (Tabi ki Masaj öncesinde siz de rahatlatıcı nefes egzersizi yaparak kendiniz rahatlatmayı unutmayın. Bebekler dokunma ile sizin tüm enerjinizi alacağı için masaj yapanın enerjisinin yüksek ve pozitif olması çok önemlidir.)

    Bebek masajında gayet yumuşak hareket etmeli, rahatsız edici olmamalısınız. Masaj yaparken bebeğiniz ağlarsa ve  rahatsız olduğunu hissederseniz bırakmalısınız.

    Bebeğiniz çok açsa, masaj yapmamaya çalışın. Yemekten sonra ortalama 40-45 dakika beklemeniz iyi olur. Aksi halde tok karnına yapılan masaj bebeğinizin midesini bulandırıp, kusturabilir.

    Bebek masajı bebeği sakinleştirerek ve uyumasını sağlayabilen muhteşem bir formüldür. Ortalama yarım saat sonra rahatlamış ve uykuya dalmış olduğuna şahit olacaksınız.

    Bebek masajı, Anne-bebek bağı Temiz ve güvenli zemin, Bebek yağı / bebek losyonu, Cilde uygun pH değeri
  • July 25, 2025

    Yaşam alanlarımız yada yanlış uygulamalar,  bebekler ve çocuklar için daha fazla tehlike barındırırlar. Çoğu zaman tehlike gibi görülmeyen ama önlem alınmadıkça ciddi problemlere yol açabilen detayları çok iyi bir şekilde gözden geçirmek, tedbir almak gerekir. Bu tehlike ve alınması gereken önlemlerin neler olması gerektiğine birlikte göz atalım.

    • Bebeği yatırma pozisyonu: Bebeğin sırt üstü yatırılması gerekir. Kusabileceği ve bununda boğulmayla sonuçlanabileceğini unutmayın. Yorgan battaniye gibi örtülerin dantel vs. gibi süslemelerden uzak olması solunum yolları açısından iyi olacaktır. Yatağının sert , çarşafının da lastikli olması daha güvenlikli yatma ortamı sağlayacaktır. Yatak parmaklıkların ın arasının kolunu yada başını sıkıştırmayacak aralıkta olmasına dikkat etmelisiniz. Yatak çevresinde boğulmasına sebep olabilecek ip, atkı yada benzeri eşyaları uzak tutmalısınız.

     

    • Boğulma tehlikesi: Çocuğunuzun gerek oyuncakları gerekse çevresinde bulunan  nesnelerin yutup boğulma tehlikesi geçirmesine ortam yaratmayacak şekilde düzenlenip gözden geçirilmesi gerekir. İp kablo gibi yada fındık leblebi gibi şeyleri ortalıkta onun çevresinde olmaması olası bir boğulmayı önleyecektir. Böylesi olumsuz bir durumda nasıl müdahale edeceğinizi kurslara katılarak öğrenmek bazen hayat kurtarabilir.

     

    • Çarpma düşme tehlikesi: Çocukların en çok karşılaştığı kazalar çarpma düşmedir. Pencereler balkon gibi yerler, ısıtıcılar kablolar prizler, sivri köşeli mobilyalar, merdivenler banyo tuvalet gibi kaygan yerler tehlike oluşturabilecek yerler ve nesnelerdir. Güvenlikli olduğundan emin olun.

     

    • Yanma tehlikesi: Yanma tehlikesi oluşturabilecek detayları iyice gözden geçirin. Yemek pişirme sırasında tava saplarını çaydanlık kulplarını çocuğunuzun erişemeyeceği şekilde iç kısma çevirin. Bebeğiniz kucağınızdayken ocak yanına yaklaşmayın. Çakmak kibrit gibi yanmayı sağlayacak malzemeleri ortadan kaldırmalısınız. Sıcak ütüyü onun erişemeyeceği yerde soğumaya bırakın. Mümkünse evinize yangın alarmı yerleştirin.

     

    • Zehirlenme tehlikesi: Deterjan çamaşır suyu gibi kimyasalları kesinlikle kapalı, çocuğunuzun ulaşamayacağı yerde saklayın. İlaçlar piller vb.. zehirlenmelere yol açacak nesnelerin ortada olmamasına çok dikkat etmeli, çocuğunuzun yada bebeğinizin bu gibi maddeleri yuttuğundan şüphelenirseniz vakit geçirmeden hastaneye ulaştırın.

     

    • Boğulma tehlikesi: Evde küveti su dolu olarak bırakmayın. Banyo tuvalet kapılarını açık bırakmayın, klozetin kapağının da sürekli kapalı olmasına dikkat edin. Evinizin bahçesinde su kuyusu varsa etrafını muhafazaya alın. Deniz ve havuzda çocuğunuzu gözünüzden ayırmayın.

    Bebek güvenliği, Çocuk güvenliği, Çarpma ve düşme riski, Tehlike farkındalığı, Ev kazaları, Evde alınacak önlemler
  • July 25, 2025

    Çocuklar için oyuncak seçimi gerçekten de önemli bir konudur. Yaşı, gelişimi, kişisel özellikleri göz önünde bulundurularak seçilen oyuncaklarda dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da, ona zarar vermeyecek olanları seçmektir. Alınan oyuncakla oynarken batma yutma zehirlenme gibi tehlikelerle maruz kalmamasına özen göstermek gerekir.

    Peki tehlike yaratabilecek oyuncak türleri neler olabilir?

    • Balonlar: Çocuğunuz balonla oynadığı sırada patlayabilir . Korkusunun yanısıra parçalanan balon parçalarını yutabilir, parçalar nefes borusunu tıkayabilir. Bu sebepten dolayı 6 yaş altı çocuklar için uygun değildir.
    • Manyetik kitler: Mıknatıslı toplardan oluşan manyetik oyun kitleri 10 yaş üzeri çocuklar için uygundur. Toplar boğazına kaçabilir. Her ne kadar üzerinde 4 yaş ve üzeri için yazsa da siz tedbiri elden bırakmayıp daha öncesinde çocuğunuza bu tür oyuncaktan uzak tutun.
    • Stres çarkları: Son zamanlarda oynanması hızla yaygınlaşan stres çarkı tehlikeli bir oyuncak türü olup, çeşitli yaralanmalar ve ruhsal olarak da konsantrasyon eksikliğine neden olabilmektedir.
    • Oyuncak tabancalar: Oyuncak tabancalar her şeyden önce şiddet algısı yaratması nedeniyle tercih edilmemesi gerektiğinden başka, mesafesi iyi ayarlanmadığında su tabancası gibi çeşitlerinde çocuğun yüz ve göz gibi bölgelerinde yaralanmalara sebep olabilmektedir.
    • Pille çalışan oyuncaklar: Piller küçük çocuklar tarafından şekerlemelere benzetilip ağızlarına alıp yemek istenebilir ve zehirlenmelere sebep olabilirler. Bu tür oyuncak seçiminde pillerin boyutu önemlidir. Yutmayı kolaylaştıracak boyutta olanları değil de vidalarla oyuncağa sabitlenmiş olanları almaya ve oynarken dikkatli olmaya özen gösterin.
    • Kolluklar: Çocuğun kolundan kayarak boğulmasına neden olabileceğinden tam olarak güvenlikli olmayan kolluklara karşı dikkatli olmalısınız. Ayarlamasını yaparken çocuğunuzun kolundan kaymayacağından emin olun. Ayrıca kolluklarda kullanılan boya gibi kimyasallar onun hassas cildinde tahrişlere sebebiyet verebilir. Uzun süre kolunda kalmasına izin vermemelisiniz.
    • Pervaneli oyuncaklar: Aslında pervaneli oyuncaklar çocuklar için gibi görünse de gençliğe adım atmış kişiler için daha uygundur. Metal pervanelerden yapılmış oyuncaklarda parmaklar sıkışabilir. Yinede pervaneli oyuncak almak konusunda ısrarcı olursanız yumuşak plastikten olanları tercih etmek gerekir.
    • Oyuncak doktor kitleri: İrili ufaklı parçaların oluşturduğu bu grup oyun kitlerinde yutma ve nefes borusuna kaçma riski olduğundan dikkatli olmak gerekir. Bu tür oyuncaklardan almak istediğinizde büyük parçalı olanları almalısınız.

    Oyuncak seçimi, Çocuk güvenliği, Yaşa uygun oyuncak, Oyuncak tehlikeleri, Ebeveyn denetimi, Kimyasal içermeyen boya, Yumuşak plastik malzeme
  • July 25, 2025

    Çoğu ebeveyn süt dişlerinin kalıcı olmaması nedeniyle gereken önemi ve özeni göstermemekteler. Toplumdaki bu yanılsama ileride çocuklar için büyük problemleri beraberinde getirmektedir.  Ciddiye alınması gereken süt dişleri, ileride diş sağlığını doğrudan etkileyen bir konu olduğundan anne babaların dikkatinden kaçmamalıdır.

    Yaklaşık altıncı aydan itibaren süt dişleri ağızda oniki yaşına kadar kalır. Üç yaşına kadar sürmesi tamamlanan süt dişleri sürekli dişlerin teminatı gözüyle bakılmalı ve gereken bakım ve özeni göstermelidir. Süt dişleri sürekli dişlerin doğru pozisyonda çıkabilmesi için doğru zemini hazırlar.

    Süt dişleri çocuğun besin sindirimi için vazgeçilmez bir araçtır. Çiğneme sırasındaki hareketleri çocuğun çene kas ve kemiklerinin gelişmesi için elzemdir. Konuşmayı düzgün öğrenmesinde kelimeleri doğru aktarımında süt dişlerinin katkısı göz ardı edilemez. Ayrıca anne sütünden katı gıdaya geçmede süt dişlerinin önemi daha iyi anlaşılabilir.

    Süt dişlerinin erken kaybı beraberinde birçok olumsuz sonucu berberinde getirir. Süt dişlerinin kaybınında en önemli rolü çürükler ve travmalar oynar. Bu yüzden süt dişlerine koruycu bir yaklaşım göstermek, diş sağlığını denetim altına almak anlamına gelir. Toplumsal olarak bu bilincin gelişmesi için ailelerin diş fırçalamak, diş sağlığına gereken özeni göstermek konusunda rol model olmaları son derece önemlidir. Fissür örtücü işlemleri ve flor uygulamaları, erken süt dişi kaybına engel olmakta oldukça etkilidir.

    Erken süt dişi, kayıplarını önleme yöntemlerinden biride sürekli dişlerin yerini ve pozisyonunu belirlemekte yer tutucu olarak görev yapan aparey kullanımıdır. Bu yer tutucular, sürekli dişlerin gömük kalmasını, farklı yerden çıkmasını ve dişsiz olan bölgeye komşu olan dişlerin hareket etmesini önleyerek ortodontik bozuklukların meydana gelmesine engel olur.

    Süt dişlerinin bakımına, ilk çıktığı zamanlarda dikkat etmek gerekir. Bebeğin kahvaltısından sonra ve akşam beslenmesinden sonra dişleri temiz bir tülbent yardımıyla yada parmak fırçasıyla temizlenmelidir. Bu temizliği rutin haline getirmek çürük oluşumunu önlemede son derece etkili bir bakım yöntemidir.

    Bebeklerin gece uykudan önce son beslenmesinde bal pekmez gibi şekerli sütleri vermek biberon çürüğüne neden olacağından bundan kaçınmak gerekir.

    Süt dişleri, Diş sağlığı, Çocuk diş bakımı, Anne baba sorumluluğu, Besin sindirimi, Çene gelişimi, Erken süt dişi kaybı, Çürükler
  • July 24, 2025

    Her çocuk kumla, çamurla, boyalarla oynamaya bayılır. Özellikle 0-3 yaş arası çocukların tercihidir boya bulduğunda parmaklarını sokmak, duvarları boyamak ya da bir makarna veya pilav tabağının içine elini daldırmak, bundan o minicik elleriyla alıp masanın karşısına fırlatmak ve arkasından muhteşem bir kahkaha atmak. Ne kadar mutludur, sokakta ya da parkta bulduğu çamur deryasının içine dalıp ellerinin arasında yuvarlarken, üstünün başının çamur içinde kaldığının farkına varmadan oynadığı oyunun keyfini çıkarırken.

    Yapışkan oyun hamurlarıyla oynarken yüzündeki mutluluğu görmeye değerdir, her tarafının kirlenmesine. Kirli oyunlar, çocukları tahminimizden daha fazla mutlu ederken bir de bu oyunların onların gelişimine yaptığı muhteşem katkıları vardır.

    Çocukların üstlerinin ve çevrelerinin kirlenmesine yol açan oyunların aslında erken dönem psikolojik gelişimlerine büyük katkı sağladığını belirten uzmanlar, aynı zamanda fiziki gelişimlerini de desteklediğini kaydediyor.

    Çocukların psikolojik ve bilişsel olarak gelişimini destekleyen bu kirleten oyunlar onların el becerilerinin de gelişmesini, yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlıyor. Hamur ve çamur oyunları çocukların yaratıcılıklarını güçlendirir. Aktif bir şekilde öğrenme ve keşfetmelerine yardımcı olur. Çocuk, gördüğü bir objeyi oyun hamuru ya da çamurla yapmaya çalışır.

    Çocukların erken dönemde bu kirli oyunlarla ilişkisi okul döneminde el ve parmaklarını son derece iyi kullanmasına imkân tanır.

    Çocuğun eline geçen birşeyi fırlatması, yediği yemekle uzun süre oynaması aslında etrafındaki nesneleri tanımaya yönelik bir eylemdir. Bu durum annelerin pek hoşuna giden bir şey değildir ama onun da bu gelişimleri kazanabilmesi için oynamasına izin vermek gerekir. Bunun için kurabiye ve meyve tarzı bir yiyecekle oynamasına izin vererek hem onun kendi başına yemek yeme alışkanlığı kazanmasına hem de tutma becerisini kazanmasına imkân tanımış olursunuz.

    Tabii bu oyunları oynarken kazandıkları birçok şeye karşılık mikroplara karşı savunmasız yakalanama riskinin olabileceğini unutmamak gerekir. Hijyen konusuna dikkat edilmeli oynarken yanında bulunmalısınız. Bu yaştaki çocukların ellerini sık sık ağızlarına götürdüklerinden sertifikalı oyun hamurlarını kullanmaya özen göstermelisiniz.

    Mutlu çocuklar, mutlu yarınlar dileği ile...

    Organickid Ailesi.

    Ebeveyn gözetimi, Keşfetme ve öğrenme, Yaratıcılık destekleme, Çamur ve hamur oyunları, Çocuklarda yaratıcılık, Objeleri tanıma
  • July 24, 2025

    Teknolojinin gelişiminin kolaylık ve rahatlık getirdiğini kimse gözardı edemez. Hayatımızın hemen hemen her alanında bizim yerimize planlayıp sürdürülebilen bir programlama yapabilen teknoloji daha doğrusu internet kullanımı, çocuklarımız için ne kadar doğru ne kadar yanlış. Zaman kazanmadan tutunda istenilen bilgiye anında ulaşmaya kadar her konuda büyük rahatlık ve kolaylık olan internet kullanımının nimetlerini arka arkaya sıralamak hiçde zor olmasa gerek.

    İnternet hayatımızın neredeyse her evresinde var diyebiliriz, mesela isminiz arama motorunda yoksa sizinde yok sayıldığınız zaman diliminde yaşımaktayız. Veriye ulaşmak veya yeni bilgi edinmek anlamında hızlı ve sonsuz bir kaynak olan internet aynı zamanda kişinin kendini özgür hissettiği bir platform olarak çekiciliğiyle kişilerin başını döndürmüş durumda. Sanal ortamlar,  birçok kaygıdan uzak kendini ifade etme yada olduğundan çok farklı görünmede oldukça başarılı büyülü bir dünya olarak kötü emellere hizmet etmeye de uygun duruma dönüşebilmekte malesef.

    Çocukları internetten ne kadar faydalandırabiliriz yada internetin negatif etkilerinden ne kadar uzak tatabiliriz, bu ince çizgiyi nasıl koruyabiliriz. Anne baba olarak bizi ne gibi görevler beklemekte, bunları bilmek gerekiyor.

    İnternet bağımlılığının büyük sorun olarak karşımıza çıktığı günümüzde, çocuklarımızın karşılaşabileceği tehlikelerin farkında olmak ve bu konudaki bilincin onlara aktarımında istikrarlı olmak onları korumak anlamında bize çok fayda ve destek sağlayacaktır.

    Sokak oyunlarının neredeyse unutulduğunu, bigisayar oyunlarının çocukları ele geçirip esir ettiğine hepimiz tanık oluyoruz. Ekran karşısındaki zamanlara  birde fast food yiyeceklerin eşlik ettiğini düşünürsek hareketsizliğin obeziteye davetiye çıkardığını tahmin zor değil. Fiziksel aktiviteleri ortadan kaldıran bu durum tehlikenin sadece ufak bir bölümü desek abartmış olmayız.

    İnternet ortamındaki sosyal mecraların olası tehlike ve tuzaklarları, çocukları malesef ki ağlarına düşürebilmekteler. Tanımadıkları ve niyetlerini bilmedikleri kişilerle sosyalleşen çocuklar sanal ortamın dışına çıkıp bu gibi kişilerle gerçek hayattada iletişimlerini sürdürüp bir çok zarara yada onlar tarafından kötülüğe uğrayabilmekteler. Tacizden tutunda istenmeyen daha kötü durumlarla bile karşı karşıya kalabilmekteler.

    Gün içerisinde birçok saatini internet başında geçiren, sosyal paylaşım ağlarında yada oyun sitelerinde zaman harcayan çocuklar derslerine de yeteri kadar ayıramamakta ve eğitimlerinden uzaklaşmaktadırlar. Aynı zamanda internet için ayrılan zaman yüzünden gerçek dünyada anti-sosyal bireyler olarak yetişmekteler.

    Eve kapanan çocuklarımızın sosyal hayattan kopmasıyla psikolojileri de derin yara almaktadır. Şiddet içeren oyunların oynanamasının toplumsal yaşama olumsuz etkilerini unutmamak gerekir.

    Anne baba olarak bize düşen görevlerin başında çocuğumuzla doğru ve yakın iletişim kurmak, onları bu tehlikeden uzak tutucu en önemli görevdir. Aynı evlerde farklı hayatlar sürülmesine izin vermemek gerekirken, çocuğum rahatsız olacak diye odasında uzak durmayı irdelemek gerekir.

    Doğru iletişimin çözemeyeceği problemin olmadığına inananlardanız....

    Organickid Ailesi.

    İnternet kullanımı, Teknoloji bağımlılığı, İnternetin çocuklara etkisi, Fiziksel hareketsizlik, Obezite riski, Sosyal izolasyon, Gerçek hayatla bağ kopması, Aile içi iletişim, Doğru rehberlik
  • July 23, 2025

    Bebeğin yemesi içmesi sağlığı kadar önemli bir diğer konu da güvenliğidir. Oyuncakları eline verdiğimizde onun ne kadar güvenlikli olduğunu en ince detayına kadar irdelemek gerekir. Oyuncağın hangi malzemeden yapıldığına, çarpma batma kesme gibi tehlike oluşturabilme özelliği olup olmadığına dikkat etmek bebeğimizin güvenliği için önem arz eden konuların başında gelenlerdendir.

    Gerek sözlü gerekse görsel basında bununla ilgili birçok olumsuz haberlerle malesefki karşılaşmaktayız.  Mesela annesinin oynasın diye eline verdiği şişirilmiş balonun patlaması sonucu hayatını kaybeden bebeği okuduk.  Balonun patlamasıyla ağzında oluşan ani hava basıncının akciğerlerine zarar vermesi ve nefes borusunun balon parçasıyla tıkanması sonucunda bu vahim olayın meydana geldiğini gördük.

    Bu ve bunun gibi telafisi imkansız yada çok zor olaylarla karşılaşmamak için olağanüstü dikkatli olmak gerekiyor.

    Uzmanlar, bebeklerin ilk oyuncaklarının nasıl olması gerektiği ve bebeğe oyuncak verirken dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda aileleri uyarıyor.

    Bebeklere oyuncak verirken nelere dikkat etmek gerekir:

    • Bebeğinizi ince ipliği olan şeritli şeylerle oynamamasına dikkat edin.
    • Bebeğinizin tüm oyuncaklarını düz ve yuvarlak kenerlı olmalı, keskin ve sivri uçlu yada kenarlı oyuncakların bebekten uzak tutulmasına dikkat edin.
    • Oyuncağa bağlı aparatların dikilmiş olabilecek bölümlerin sağlamlığına, koparılması halinde tehlike oluşturup oluşturamayacağını gözden geçirin.
    • Boyalı oyuncakları kurşun içerip içermediğine özen gösterin, zira bebekler her şeyi ağızlarına götürürler.
    • Bir araya bağlanmış nesneler, halkalar, boncuklar ve küçük plastik mutfak eşyaları, bebeğiniz için avuçlanacak, sallanıp ses çıkaracak, emilecek ve çiğnenecek şeyler olacaktır. Bundan dolayı birbirinden ayrılıp kopabilecek ve yutabilecek yapıda olmaması gerekir.

    Bebeklerin oyuncakları nasıl olmalı:

    Bebeğiniz tanıdık yüzlü ve  kumaştan yapılmış  pofuduk  yumuşak ve  hafif şeylere yanıt vereceği için ilk aylarda, kavrayabileceği ve sarılabileceği bir oyuncak ayıcık veya kedicik, küp ya da top biçiminde küçük, yumuşak oyuncakları onun güvenliği açısından, tercih etmelisiniz .

    Sonuçta bebek büyütürken gözünüzün onun üzerinden ayırmamanız gerekir.

    Organickid Ailesi...

    Oyuncak seçimi, Oyuncak malzemesi, Güvenli oyuncak, Uzman uyarısı, Göz teması / ebeveyn gözetimi
  • July 23, 2025

     

    Uçak yolculuğu avantajlıdır ama eğer çocuğunuzla yolculuk yapacaksanız, kaygıyla birlikte telaşta başlayacaktır. Yolculuğun karayoluna göre kısa olması iyide, uçak yolculuğunun ritüelleri için hem zaman hemde bolca enerjiye ihtiyacınız olacak.

     

    Evden çıkmadan çocuğunuza ait eşyaların unutulmaması için koşuşturuken birde bakmışsınız çanta sayısı bir hayli artmış olur.  Kucağınızda çocukla havaalanına gitmek çantaların ve bavulların hakimiyetini sağlamak zordur eğer yanınızda size yardım edecek kimse yoksa.

    Birde yolculuk başladığı andan itibaren koltuğunda rahat duracakmı, ağlayacakmı, mızmızlanacakmı, basınçtan etkilenecekmi  diye sorular kafanızın içinde uçuşup duracağını garanti ederiz. Bu kaygıları duyan bir tek siz değilsiniz önce bunu bilerek biraz rahatlayın. Sonrasında size vereceğimiz ipuçlarına bir göz atmanızı ve huzurlu bir yolculuğun tadını çıkarmanızı öneriyoruz.

    Yolculuk Hazırlığı...

    • Uçuş saatinden 1-2 saat öncesinde havaalanına gitmek ilk adımınız olsun, zira ellerinizde çantalar, kucağınızda çocuğunuzla güvenlik geçişleri, biletinizi onaylatmak, bagajınızı vermek uzun sürenizi alacağından kendinize bunları yapacak zaman tanımalısınız. Geç kalmaktansa erkenden havaalanında olmak, o sıradaki ihtiyaçlarınızı gidermenize olanak tanır. Artık çocuklu bir anne olduğunuzdan eski günlerdeki zaman bolluğunuz olmayacaktır.
    • Çocuğunuzun arabasını yanınıza almak size hareket kolaylığı sağlar. Bu konuda havaalanı personeli oldukça duyarlıdırlar. Uçağa binerken bebeğinizin arabasını teslim edip, indiğinizde rahatlıkla alabilirsiniz. Bebek arabasını üzerine isminizi, telefon numaranızı ve adresinizi mutlaka yazmalısınız.
    • Havaalanına gelmeden biletinizin check-in işleminizi internetten yaparak zaman kazanabilir, koltuk numaranızı rahat edeceğinize inandığınız yerden seçebilirsiniz. Uçuş kartını önceden yazıcıdan çıkarıp hazırlayarak çantanıza koyarsanız çok iyi olur.

    Uçağa binme...

    • Yolcuların uçağa alınma zamanı yaklaşınca çıkış kapısına yakın olun, ve çocuklu olduğunuzdan dolayı uçağa önce binmek için görevliden yardım isteyin. Yanınızda eşiniz varsa sizin önünüzden uçağa girerek el bagajların, çantalarınızı yerleştirmesi, sizin yerinize rahat oturmanızı sağlayacaktır. Organize hareket etmek için plan yapmak işinizi kolaylaştırır.
    • Koltuğunuza oturup kemerlerinizi bağlamadan çocuğunuzun ve sizin ihtiyaç duyabliceğiniz şeylere ulaşır durumda olduğunuzu kontrol edin.
    • Kalkış anonsu yapılmadan önce çocuğunuzun koltuğa oturmasını sağlamalısınız, son ana bırakıp kemer bağlamayı reddetmesi rötara dahi sebep olabilir.
    • Herhangi bir nedenden uçak rötar yapabilir, bu durumda kabin görevlileriyle işbirliği yapıp çocuğunuzu oyalamak için oyun oynama izni isteyebilir koridorda dolaşabilirsiniz. Diğer yolcuların ağlayan bir çocuktan rahatsız olmamaları için size yardımcı olacaklardır.
    • Kalkış öncesi çocuğunuza biberonla süt içirmek uykuya dalması için hafif bir sakinleştirici yerine geçecektir.

    Huzurlu ve mutlu yolculuklar dileği ile..

    Organickid Ailesi.

    Uçak yolculuğu, Çocukla seyahat, Yolculuk hazırlığı, Çocukla uçakta davranış, Sakin yolculuk, Çocuğun ihtiyaçları, Kabin ekibi desteği
  • July 23, 2025

     

    Nihayet uzun süren soğuk kış aylarından sonra, baharın sıcacık, içimizi ısıtan gülen yüzüyle karşılaştık. Parklar bahçeler çocukların cıvıl cıvıl sesleriyle dolup taşmaya başladı. Rengarenk açan birbirinden güzel çiçeklerle yol kenarları, parklar, bahçeler adeta görsel bir şölene ev sahipliği yapmaya ve baharın yaşama coşkusunu içimize doldurmaya hazır hale geldi bile.

     

    Bütün bunlar çok güzel de, bahar aylarının yan etkilerine karşı çocuklarımız hazırlıklı mı? Polenler havada yayılarak çocuklara hapşırma, burun kaşıntısı, gözlerin sulanması, kaşınması, alerjik nezle ve göz alerjisi gibi şikayetler yaşatmak için kapıda bekliyor demektir. Alerjik nezlenin de astım ile birlikte risk oluşturabileceğini unutmamak, ona göre önlem almak gerekiyor.

    Uzmanlar  bahar alerjisine yakalanan çocukların burunlarının sürekli tıkalı olduğunu,  kaliteli bir uykudan uzak olduklarını ve bu yüzden de gün boyunca yorgun ve halsizlik şikayetlerinin olduğunu belirtiyorlar.

    Bahar alerjisi olan çocukların kokulara aşırı hassas olduklarını, bu çocukların çamaşırlarının parfümsüz deterjanla yıkanmasını ve ev temizliğinde kokusuz ürünlerin kullanılmasını tavsiye eden uzmanlar bahar aylarında ortaya çıkan polenlerden bazı önlemlerle korunabileceğini belirtmekteler.

    Peki polenlerden nasıl korunmalı?

    • Baharda polenlerin başladığında dışarı çıkıldığı zaman çocuğunuza burnundan nefes almasını söylemeli ve öğretmelisiniz.
    • Güneş gözlülünden mutlaka faydalanarak polen temasından kaçınmak gözlerin sulanmasına ve kaşınmasına çözüm olacaktır.
    • Dışarıdan eve gelindiğinde kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması gerekir.
    • Polenlerin yoğun olduğu bölgelerde ve rüzgarlı günlerde ve mümkünse dışarı çıkılmamalı.
    • Dışarıda kalındığı sürece fırsat bulunduğu zamanlarda yüz ve burun yıkanarak polenlerden temizlenmelidir.
    • Evde ve arabada alerjen maddeleri filtre eden kilmalar kullanılmalıdır.
    • Dışarıdan eve gelince polenlerden kurtulmak için ağız ve burun içi temiz su ile gargara yapılmalı, yüz de yıkanmalıdır.
    • Bahar aylarında sürekli tekrar eden alerjik nezle, astım ve göz alerjisi şikayetleri yoğunlukla devam ediyorsa incelenip tıbbi tedavi uygulanmalıdır.
    • Vücudu dirençli hale getirmek için çocukların bol su ve meyve suyu tüketmesine özen göstermek gerekir.
    • Çamaşırların parfümsüz deterjanla yıkamaya ve ev temizliğinde kokusuz ürünlerin kullanmaya önem vermelisiniz..

    Organickid Ailesi.

    Bahar ayları, Polen alerjisi, Çocuk sağlığı, Çocuklarda bahar alerjisi, Alerjen filtre kullanımı, Bol su tüketimi, Meyve suyu tüketimi
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: EN
Çerez Kullanımı